PEYGAMBER EFENDİMİZE SALAVAT GETİR.

Allah ve melekleri şüphesiz Peygambere salat ediyorlar. (O halde) ey iman etmiş olanlar, siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle selam verin.
(Ahzab, 33/56)

(Salavat, Salat-ü selam getirmek için belirli bir vakit ve sayı yoktur. Kişi dilediği zaman ve istediği miktarda salat-ü selam getirebilir. Salat-ü selam için besmele çekme zorunluluğu da yoktur.)

Peygamber Efendimize (S.A.V.) en kısa şekilde, “Allahümme salli alâ Muhammed” veya “Sallallahü aleyhi ve sellem” ya da “Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammedin bi adedi ilmik.” diye salat-u selam getirebilirsiniz. Dua kitaplarında ve çeşitli internet sitelerinde yer alan farklı salavat şekillerinin hepsi de caizdir, diyebiliriz. Yeter ki Hz. Peygamber (S.A.V.)’in şanına layık olsun. “Elfu elfi salatin ve elfu elfi selamin ala resulillahi Muhammedin (Bir milyon salat bir milyon selam resulullah’ın üzerine olsun)” şeklinde on sekiz defa tekrar edilen ve Abdulğani en-Nablusî’ye ait bir salavat-ı şerife de vardır.

 

Allah ‘a kulluk et.

Oysa kendilerine yalnızca Allah’a kulluk etmeleri, içtenlikle sadece O’na
iman ederek batıl olan her şeyden uzak durmaları; namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.

(Beyyine, 98/5)

Müminin Nur’u.

Ebû Hâzim anlatıyor:

Ebû Hüreyre’nin arkasında idim. Namaz için abdest alıyordu. Kolunu koltuk altına kadar yıkadı.
Kendisine, “Ey Ebû Hüreyre! Bu nasıl abdest?” dedim.
Bana, “Ey Benî Ferrûh! Siz burada mıydınız? Sizin burada olduğunuzu bilsem böyle abdest almazdım.
Lâkin ben Dostumun (S.A.V.) şöyle dediğini işittim:
“Müminin ziyneti (nuru), abdest suyunun ulaştığı yere kadar varır.”

(M586 Müslim, Tahâret, 40)

Saç ve sakalınızı boyayın.

Câbir b. Abdullah (ra) şöyle anlatıyor:

Mekke’nin fethedildiği gün Ebû Bekir es-Sıddîk’in (ra) babası Ebû Kuhâfe (Resûlullah’ın huzuruna) getirilmişti. Saçı ve sakalı kar gibi beyazdı. Bunun üzerine;

Resûl-i Ekrem (S.A.V.) :
“Bunu (boyayarak) değiştirin, ama siyah boyadan da sakının.”
buyurdu.

(M5509 Müslim, Libâs, 79)

Besmele çek, Sağ elinle ve Önünden ye.

Resûlullah (S.A.V.)’ın himayesine aldığı Ebû Hafs Ömer b. Ebû Seleme Abdullah b. Abdülesed anlatıyor:

Ben, Resûlullah (S.A.V.)’ın bakımında olan bir çocuktum. Yemek yerken elim kabın her tarafına uzanıyordu.

Resûlullah (S.A.V.) :
“Yavrucuğum, besmele çek, sağ elinle ve önünden ye”, buyurdu.

-Ben de ondan sonra hep bu şekilde yedim.

(B5376 Buhârî, Et’ime, 2; M5269 Müslim, Eşribe, 108)

Münafığın Alameti Üçtür.

Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre

Resûlullah (S.A.V.) şöyle demiştir:

“Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiği zaman ona hıyanet eder.”

(B33 Buhârî, Îmân, 24; M211 Müslim, Îmân, 107)

Diğer bir rivayette;

“O kimse oruç tutsa, namaz kılsa ve kendisinin Müslüman olduğunu iddia etse de (münafıktır.)” ilâvesi vardır.

(M213 Müslim, Îmân, 109)

Ey Allah ‘ın Kulları, Kardeş Olun!

Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre

Resûlullah (S.A.V.) şöyle buyurmuştur:

“Zan (ile konuşmak)dan sakının; çünkü zan, sözlerin en yalanıdır.
Birbirinizin kusurlarını araştırmayın.
Birbirinize karşı böbürlenmeyin.
Birbirinizi kıskanmayın.
Birbirinize kin tutmayın, birbirinize sırt çevirmeyin.
Ey Allah’ın kulları, Allah’ın emrettiği gibi kardeş olun. Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona haksızlık etmez, onu yalnız ve yardımsız bırakmaz, onu küçük görmez.”

Resûlullah (S.A.V.), eliyle göğsüne işaret ederek:

“Takva (Allah korkusu) işte buradadır. Takva buradadır. Müslüman kardeşini hor görmesi, kişiye kötülük olarak yeter. Müslümanın, Müslümana kanı, onuru, malı haramdır (saygın ve dokunulmazdır). Allah sizin görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz, ama kalplerinize ve amellerinize bakar”, buyurdu.

(M6541-M6543 Müslim, Birr, 32-34; B6066 Buhârî, Edeb, 58)

“Ey Allah ‘ın Kulları, Kardeş Olun!” okumaya devam et

Beyaz giysi giyin; zira o, daha temiz ve daha hoştur.

İbn Abbâs’tan (ra) rivayet edildiğine göre

Resûlullah (S.A.V.) :

“Beyaz giysi giyin; çünkü o, giysilerinizin en hayırlısı/güzelidir. Ölülerinizi de beyaz renkli bezle kefenleyin.”

Buyurmuştur.

(D3878 Ebû Dâvûd, Tıb, 14; T994 Tirmizî, Cenâiz, 18)

[Beyaz renk, maddi ve manevi temizlik, rahmet, iyilik, tevazu, alçak gönüllülük, güzellik, hayır, hidayet, saflık ve cennetlik olmanın delili gibi olumlu mânâları çağrıştırmaktadır. Hz. Peygamber (S.A.V.), beyaz rengin saf, temiz ve sadeliğine vurgu yapmış ve bu rengin insanın ruhi yapısı ve kişiliğine olumlu anlamda etkide bulunacağına işaret etmiştir.]

İnna Lillahi ve İnna İleyhi Raciun

Ümmü Seleme radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre şöyle dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim:

“Herhangi bir kul sıkıntıya düşer de “Biz Allah’dan geldik, Allah’a döneceğiz. Allahım, başıma gelen musibetin ecrini ver ve bana bundan daha hayırlısını lutfet” diye dua ederse, Allah Teâlâ onu uğradığı sıkıntıdan dolayı mükafatlandırır ve ona kaybettiğinden  daha hayırlısını verir.”

Ümmü Seleme dedi ki, Ebû Seleme öldüğünde ben, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in öğrettiği gibi dua ettim. Allah da bana Ebû Seleme’den daha hayırlısını, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i verdi.

(Müslim, Cenâiz 4)

“Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn(râciûne).” (Bakara Suresi, 156)

7 Günah

Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre bir gün

Hz. Peygamber (S.A.V.):

– Helâk eden şu yedi günahtan sakının, buyurdu.

Sahâbîler:

– Ey Allah’ın Resûlü, bunlar nelerdir, diye sordular.

Hz. Peygamber (S.A.V.) :

– Allah’a ortak koşmak,

– büyü yapmak,

– hukuki gerekçeler dışında Allah (C.C.)’ın öldürülmesini haram kıldığı bir kimseyi öldürmek,

– faiz yiyip tefecilik yapmak,

– yetim malı yemek,

– düşman ile savaş yapılırken kaçmak,

– evli ve hiçbir şeyden haberi olmayan namuslu mümin bir kadına zina iftirası atmaktır, buyurdu.

(B2766 Buhârî, Vesâyâ, 23; M262 Müslim, Îmân, 145)